üniversite kursu ankara






çarkına okumak deyimi


argo işini bozarak büyük zarara uğratmak, (ona) büyük bir kötülük yapmak.









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

argo işini bozarak büyük zarara uğratmak, (ona) büyük bir kötülük yapmak.

 Geri düşünceli, yenilikleri kolay kabul etmeyen (kimse).

argo kolayca çıkar sağlamak.

(1) insan dışkısı. (2) insanın, ayakyoluna gitme gereksinimi.

düşünerek işe yarar bir önlem almak, düşünmek ve uygulamak. örnek: Bunu önceden akıl etmek gerekirdi.

birden olmak, hemen yapılmak, hemen gerçekleşmek.örnek: "Gidelim" demeye kalmadı, herkes otobüse koştu.

 Varlıklı olduğu hâlde doymayan, ihtiyacı olmadığı hâlde aç gözlülük eden, her gördüğüne sahip olmak isteyen (kimse).?Bu çocuk da tok evin aç kedisi.?

kendini göstermek, güçlü bir biçimde ortaya çıkmak. örnek: Denizi görünce ozanlık damarı kabardı, şiirler yazıyor.

"Araları bozulmak, bozuşmak" anlamında tehdit olarak kullanılır.

Hareketlerini düzeltmezsen külâhları değişiriz, ona göre!

Bektaşinin birisi züğürt kalmış. Hem yaz ayı hem hava çok sıcak. Orada burada gezmekten yorgun düşmüş, aç bi aç dolaşmaktan halsiz kalmış. Tam cami yanından geçerken öğle ezanı okunmaya başlamış. Cami avlusuna girip şadırvandan suyunu içmiş. Abdest alanları görünce de "Bari ben de abdest alayım. sonra da cemaatle birlikte namaz kılar, çıkışta da mendil açarım" diye düşünmüş.

O sırada bir Rum bakkal, şadırvanda terazisinin kefelerini yıkamaktaymış. O da bunaldığı için, külahını çıkarıp yanına koymuş. Bektaşî, abdest aldıktan sonra kendi külahı yerine Rum bakkalın külahını alıp başına geçirmiş. Namaz sırasında bütün cemaat, başında Rum külahıyla namaza gelen bizim Bektaşiye bakıp durmuş.

Namazdan sonra Bektaşî herkesten önce camiden çıkıp kapı önüne mendil açmış. Cemaattekiler "Bakın şu Ruma, Müslüman olmuş, hem de güzel güzel namazını kıldı." diyip keselerinde ne var ne yok Bektaşînin mendiline dökmüşler. Bu durum Bektaşînin çok hoşuna gitse de pek bi anlam verememiş. Tam mendiline sığmayan paraları külahına doldurmak için başındaki külahı çıkarınca bir de ne görsün, Külah onun külah değil. Kendi kendine "Durum şimdi anlaşıldı. Cemaat beni Rumdan dönme Müslüman zannetti. Mangırlar bu yüzden geldi, Demek ki bazen külahları değişmek gerekiyormuş" demiş.

(bir yeri) bir kurumdan, bir yerden çalışmadan, hakkı olmadan gelir elde etmek, yararlanmak. örnek: Devlet işletmelerini arpalık yapmak istiyorlar.

ha. pek çok yorulmak.

gördüğü bir iyilik karşısında kendini borçlu sayan (kimse).

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.